Bugün...



Çankırı’da 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları Neden Sönük Geçti?
Tarih: 30-08-2019 18:18:45 Güncelleme: 30-08-2019 21:49:45 + -


Kurtuluş Mücadelesiyle Koca Bir Ulusun Kaderini Değiştirerek Bizlere Vatan olan Bu Toprakları Düşmanlardan Temizleyen ve Yeniden Var Olmamızı Sağlayan Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşları Olmak Üzere...devamını okuyunuz.


Çankırı’da 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları Neden Sönük Geçti?

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 97. Yıl dönümü Çankırı’da kutlandı.

 

Kutlamalara, Vali Hamdi Bilge Aktaş, İl Garnizon Komutanı Tuğgeneral Hakan Tunç, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Baro Başkanı Av. Erkan Köroğlu, Vali Yardımcısı Abdullah Aslaner, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Hıdır Ayçiçek, İl Emniyet Müdür Vekili Yüksel Yazıcı, İl Genel Meclisi Başkanı Mustafa Çıbık, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Hasan Yıldız, AK Parti İl Başkanı Av. Abdulkadir Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı İlhan Tekin, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Hasan Çakır, İYİ Parti İl Başkanı Muhittin Bora Kanat, daire amirleri, STK temsilcileri, Gaziler, Şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.

 

Atatürk Anıtı'na çelenklerin sunulmasıyla başlayan Zafer Bayramı kutlamaları, Valilik, Garnizon Komutanlığı ve Çankırı Belediye Başkanlığı'nın çelenk sunumlarının ardından Valilik Makamında Vali Hamdi Bilge Aktaş, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Hakan Tunç ile Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen'in tebrikleri kabulü ile devam etti.

 

Tebriklerin kabulünden sonra kutlama programı Milli İrade Meydanında devam etti. Vali Aktaş, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanı ile birlikte halkı selamlayarak, halkın ve tüm katılımcıların Zafer Bayramı'nı kutladı.

 

Selamlamanın ardından Saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Kutlamalara, günün anlam ve önemini belirten konuşmanın Piyade Binbaşı Olcay Hülür tarafından yapılması ve Piyade Yarbay Bülent Uysal tarafından şiir okunmasıyla devam edildi.

 

Piyade Binbaşı Olcay Hülür, Günün anlam ve önemini anlatan bir konuşma yaptı.

 

Konuşmada Hülür, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurulmasına temel teşkil eden, 30 ağustos 1922de kazandığımız büyük zafer'in 97'nci yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz.

 

Asil Türk Milleti, Kahraman Türk Ordusuyla birlikte, varlığına ve vatanına kastedenlere karşı, 97 yıl önce bugün, kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle, yeniden dirilerek, topyekûn bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır.

 

Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk Ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası, tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir.

 

1900'lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletlerarasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda birinci dünya savaşı sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros mütarekesi imzalanmış, imzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devlet ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır.

 

İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Paşa ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak  "Ya istiklal, ya ölüm” parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır.

 

Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi de hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır.

 

Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa'nın başkomutanlığı altında, Türk kuvvetleri düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başardı. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği afyon mevzilerini 3 günde geçerek, 30 ağustos'a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vuruldu. Ardından icra edilen takip harekâtıyla da 9 Eylül' de düşman İzmir'de denize döküldü.

 

Dünya tarihçileri büyük taarruz için şu ifadeyi kullanmışlardır. "Türkler, Mohaç meydan Muharebesi’nden yüzyıllar sonra yine parlak bir imha muharebesi kazandılar.” Bu muharebelerde Türk Ordusu çok kısa bir sürede, kendisinden üştün düşman kuvvetinin büyük bölümünü imha ve esir etmiştir. Askeri açıdan bir diğer önemli husus da günün şartlarında bir ordunun, 10 günde 500 km.lik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak kat etmesidir.

 

30 Ağustos'un gerçek anlamını ve önemini Büyük zafer'in ikinci yıldönümünde Dumlupınar'ın çal tepesinde yapılan törende Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün verdiği söylevde görürüz; "...Hiç şüphe Etmemelidir ki, yeni Türk Devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada taçlandırıldı.

 

Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan Şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır.” "Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan muharebesi, milletlerin bütün varlığı ile ilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle kısaca bütün maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle Çarpıştığı bir imtihan meydanıdır.”

 

İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur, harbin; kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekûn bir savaş olarak icra  edilmiş olmasıdır. Türk Ulusu bu meydandan da Ulu Önder'inin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze kadar yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur ve bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu gözlenmektedir. Bu Zaferle, Türk Ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk'ün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekün olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır.

 

30 Ağustos zaferi, Türk Ordusu'na "Silahlı kuvvetler günü” olarak armağan edilmiştir. Türk silahlı kuvvetleri ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Dünyanın sayılı Askeri güçlerinden birisi olan silahlı kuvvetlerimiz her zaman* her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır.

 

Milli Egemenlik, Millî şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkeleri, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk silahlı kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir.

 

Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle ulusça başta ulu önder Atatürk olmak üzere, dava arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz.

 

Ruhları şad olsun. Arz ederim.” Diyerek sözlerine son verdi.

 

Daha sonra Piyade Yarbay Bülent Uysal, “Dumlupınar’da Şehit Asker’in Mezarı Başında” adlı şiirini okudu.

 

30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri tören geçidinin ardından sona erdi.

 

Milli Bayramlarımızı Neden Bayram Gibi Kutlayamıyoruz?

 

Zaferler ve destanlar büyük komutan ve kahramanlarla kazanılır ve yazılır.

 

Tarihi şan ve şerefle dolu Büyük Türk Milleti 30 Ağustos Zafer Bayramını neden gurur ve onur duyarak kutlayamıyor?

 

“Milli Bayramlarını” Kutlamayan Milletler, “Dini Bayramlarını” Kutlayacak Vatan Bulamazlar..!

 

Bugün 30 Ağustos 2019 Cuma ve her yıl olduğu gibi bugün de Cuma hutbesinde, Atatürk ve silah arkadaşlarıyla, özelliklede 30 Ağustos zaferinden hiç bahsedilmedi; neden?

 

Önce hür ve bağımsız olacaksın. Sana bu hürriyeti sağlayanları da minnetle anacaksın. Örneğin Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını unutmayacaksın.

 

www.haberci18.com İnternet medya admini olarak diyoruz ki; Bu zafer türkün zaferi hepimize kutlu olsun. Coşkuluyuz içimiz kıpır kıpır. Allah’ım içimizdeki zafer sevincini tüketmesin. İstiklal Marşı söylenirken göğsüm kabarır, gözlerim yaşarır. Devlet ve milletimle her zaman gurur duyarım. Ama; gördüğüm manzara karşısında gördüklerimizi de hiç çekinmeden söylemeliyim. Çankırı’da bayram heyecanı neyi kalmamış. Bırakın bayramları kutlamak için alanlara gelmeyi; bazı iş yerleri ile evler hariç hiçbir yerde Türk Bayrağımızın takılı, asılı olduğunu göremedik.

 

Soruyoruz, “Bayrak Asmak İzne Bağlı?”

 

Biz Türkler için önemli olan milli bayramlarda ve özel günlerde, milli duyguları kabaran kişilerin evlerinin ve işyerlerinin camlarına Türk bayrağı asması geleneğidir. Bayrağa, vatana sahip çıkıldığının ve hissedilen sevginin eyleme dönüşmüş şeklidir. Varlığımızın, bağımsızlığımızın ve birliğimizin sembolü olan ay yıldızlı bayrağımızla ilgili mevzuata neden uyunulmuyor? Önemli günlerde camlara bayrak asma geleneğine neden uyunulmuyor?

 

30 Ağustos Zafer Bayramı tüm yurtta coşkuyla kutlanırken, ne acıdır ki Çankırı Belediye Meydanı güzergâhında bulunan ev iş yerlerinde bayrak asılmadığı gözlemlendi. Biz ırk, din, dil ayrımı yapmıyoruz. Müslüman Türk milleti olarak Çanakkale'de, Dumlupınar'da, Malazgirt'te gövdeleri üst üste düşerek şehitler vermiş bir milletiz. Ama böyle bir anlamlı günde Çankırı’da Türk Bayrağı asmama gibi, bu cüreti gösterilebiliyor. Yazık çok yazık.

 

Çankırılılar olarak Milli Bayramlarımızı Stadlarda  kutlamaya ne dersiniz?

 

Kurtuluş Mücadelesiyle Koca Bir Ulusun Kaderini Değiştirerek Bizlere Vatan olan Bu Toprakları Düşmanlardan Temizleyen ve Yeniden Var Olmamızı Sağlayan Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşları Olmak Üzere Tüm Şehitlerimizi ve Gazilerimizi Rahmet ve Minnetle Anar, 30 Ağustos Zafer Bayramı'mızı En İçten Dileklerimle Kutlarım. M.Ç.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Bu haber 3290 defa okunmuştur.

Etiketler :

Facebook Yorum
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Genel Kategorisi Haberleri

Çok Okunan Haberler
Son Yorumlanan Haberler
YUKARI