Bugün...



Çankırı Milletvekili Av. İdris Şahin CHP Grup Önerisi Aleyhinde Genel Kurulda Konuştu
Tarih: 04-07-2013 09:34:13 + -


Çankırı Milletvekili Av. İdris Şahin'in Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi aleyhinde Genel Kurula Hitaben yapmış olduğu Konuşma.


Çankırı Milletvekili Av. İdris Şahin CHP Grup Önerisi Aleyhinde Genel Kurulda Konuştu

Adalet Ve Kalkınma Partisi Çankırı Milletvekili Av. İdris Şahin’in Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi aleyhinde Genel Kurula Hitaben yapmış olduğu Konuşma.

 

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin 12 Eylül askerî darbesi sürecini hazırlayan ve darbe koşullarını yaratan olaylardan Maraş ve Çorum katliamı ile Sivas olaylarıyla alakalı vermiş olduğu araştırma önergesi aleyhinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Öncelikle, burada yaşamını yitiren 35 tane can için Cenabı Hak'tan tekrar rahmet diliyorum. Burada, araştırma önergesinde ifade edilen 12 Eylül öncesi Maraş ve Çorum olaylarının, 12 Eylül darbe sürecini hazırlayan ve darbe koşullarını yaratan olaylardan olduğu fikrine de tamamen katılıyorum.

 

Söz konusu olayları kışkırtanların ve olayın gerçek mağdurları ile faillerinin kim olduklarını da milletimizin çok yakinen bildiğinden de eminim. Özellikle, Sivas, Çorum, Maraş olaylarının üzerine gidilmeyerek zaman aşımına gidildiğine yönelik iddiaların ise muhataplarının kim olduğunun milletimiz tarafından da bilindiği kanaatindeyim.

 

Özellikle, Sivas olaylarıyla alakalı tarih 2 Temmuz 1993; dönemin iktidarı Doğru Yol Partisi ve SHP iktidarı, henüz güvenoyu almamış Tansu Çiller Hükûmeti, Kültür Bakanlığında SHP'li Fikri Sağlar ve Sivas Valisi Ahmet Karabilgin, daha öncesinde Sayın Erdal İnönü'nün başdanışmanlığını yapmış, doğrudan Sivas'a vali olarak atanmış bir isim. 4'üncüsü gerçekleştirilen Pir Sultan Abdal Şenlikleri, öncesinde 3 kez Sivas'ın Banaz beldesinde gerçekleştiriliyor. Ancak, olayın olduğu tarih itibarıyla Sivas merkez tercih ediliyor ve valilik oluruyla bu karar veriliyor.

 
Olayın olduğu dönem, içerisinde Salman Rüşdi'nin Şeytan Ayetleri'nin Aziz Nesin'in de içinde bulunduğu bir dergi tarafından Türkiye'de yayımlandığı bir dönem ve Kültür Bakanlığı ve Sivas Valiliğinin onur konuğu olarak da Aziz Nesin'in davet edildiği bir süreç. Olayın adli vakası tabii ki yargıya intikal etti, yargı bir şekliyle karar verdi.

 

Öncelikle, birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermekten Türk Ceza Kanunu'nun 450'nci maddesi ve devamı hükümleri çerçevesinde, daha sonra ise Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamı çerçevesinde devletin anayasal ve temel nizamlarını bozma suçundan dolayı bir kısım mahkûmiyetler verildiğini hepimiz biliyoruz. Ancak, bu kararlar ve yargılama safahatı aradan geçen yirmi yıla yakın süre içerisinde hep konuşulur oldu, hep tartışıldı; konunun tarafları da tartıştı, yargı kararını veren hâkimler de tartıştı. Özellikle, son kararı veren Ankara 1 no.lu DGM Başkanı Orhan Karadeniz'in bir beyanı var -biz Komisyonumuzun raporlarında da bunu dercetmiştik- ve özellikle şunu "Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bozma ilamları doğrultusunda bu şekilde karar vermek zorunda kaldık." diyerek vicdanen kendisinin de bir şekilde rahatsız olduğunu ifade etmişti.

 

Şimdi, hadiselere bir baktığımız zaman backgroundunu çok iyi değerlendirmek lazım. Hadiselerin vukuunda normal, sıradan bir adli vaka olmadığını, bu kışkırtmaların o bölgenin hassasiyeti gözetilerek gerek 80 öncesindeki hadiseler ve gerekse o bölgedeki yaşayan Alevi-Sünni gerilimini tırmandırmaya yönelik var olan bir kısım eylemler olduğunu biliyoruz. Hemen Sivas hadiselerinin akabinde Başbağlar'da da benzer bir kısım katliamın olduğu ve orada da özellikle Sünni kesimden vatandaşlarımızın hayatlarını kaybettikleri de bütün Türkiye'nin malumu.

 

Şimdi burada bizim irdelememiz gereken hadise nedir? Özellikle burada ifade edildiği gibi, araştırma önergesinde, AK PARTİ iktidarı olarak zaman aşımı sürecine giden bu yönde bizler gerekli adımları atmadık mı, ona bir bakmak lazım. Ben tamamen bu konunun muhatabının AK PARTİ iktidarları olmadığını düşünüyorum ve bunu bütün milletimiz de bu şekilde biliyor. Çünkü olayın vuku bulduğu tarih itibarıyla Doğru Yol, SHP iktidarda ve özellikle şu anki bu önergeyi veren Cumhuriyet Halk Partisinin kaynağı ve devamı olduğunu bildiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi ve SHP işbaşında. O günün sorumluları hakkında, emniyet müdürü ve vali hakkında hiçbir araştırma ve soruşturma söz konusu değil. Bizzat vali kendisi geldiğinde de bir kısım eksiklikleri, devletin ihmalinin olduğunu kabul ediyor. Süleyman Bey de raporun altına imza attı, ben de imza attım. Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonunda da Ankara'ya bu kadar yakın mesafede devletin ihmalinin olduğunu bizzat o dönemi yaşayanların anlattığını ifade ettik. Bu ihmaller noktasında kesinlikle 2002'den sonra iktidara gelmiş olan AK PARTİ iktidarını ve Hükûmetini eleştirmek ve onların bu süreçte üzerine düşenleri yerine getirmediği noktasında bir yargıya varmanın bir nevi haksızlık olduğunu düşünüyorum. Ama, ne yapmamız lazım?

 
Ben milletimizin avukatlığını üstlenmişim ve milletin avukatı olarak da buradayım Sivas davasının ne şekilde cereyan ettiğini ve Sivas davasının yargı kararını veren hâkimin neler ifade ettiğini ben buradan söyledim ama siz algılamak istemiyorsanız benim söyleyecek bir şeyim yok. Milletimiz bizi son derece iyi anlıyor ve algılıyor.

 

Ben buradan bir şeyler söyleyeceğim: Siz sadece burada Alevi vatandaşlarımızın hak ve hukukunu, onların demokratik haklarını kullanma noktasında AK PARTİ iktidarının adım atmadığını ifade ediyorsunuz. Şimdi, yıllarca bu kesimin adına siyaset yaptınız ve yıllarca onlar üzerinden bir kısım taleplerde bulundunuz. Şimdi önümüzde gördüğünüz şu rapor Alevi çalıştaylarının nihai raporu ve ön rapor Alevi çalıştayları raporları. Bunlar tamamıyla AK PARTİ iktidarı döneminde gerçekleşmiş olan; birincisi 3, 4 Haziran 2009'da başlayan ve sonuncusu da 28, 29, 30 Ocak 2010 tarihinde 7'ncisini gerçekleştirmiş olduğumuz Alevi çalıştayları. Biz burada, Alevi kökenli vatandaşlarımızın taleplerinin neler olduğunun, bu milletin, 76 milyon insanımız arasında onların hiçbir şekilde bir farklılığının olmadığının ve demokratik koşullarda ne tür bir hak ve özgürlükleri varsa bunların sonuna kadar kullanılması taraftarıyız. Bu çalışmaları yaparken de onların hak ve hukukunu araştırma adına yapıyoruz ve bu tür düzenlemeleri de sivil anayasayla birlikte gerçekleştirmeye dair somut adımlar atıyoruz. Ama sizin buradan, 1980 öncesindeki faillerinin kimler olduğunu, kışkırtıcılarının kimler olduğunu bildiğiniz olayları gerekçe göstermenizin ve 2 Temmuz 1993'teki hadiseyi bugünkü iktidara mal etmek suretiyle şu anda samimiyetle gerçekleştirilmeye çalışılan sivil anayasanın önünde bir engel olarak bu hadiseleri sunmanızın bana göre yanlış olduğunu düşünüyorum.

 

Hep birlikte yapmamız gereken şudur: Bu ülkede hangi inanç kesiminden olursa olsun, hangi etnik kesimden olursa olsun 76 milyonun bir ve beraber olduğunu hiçbir zaman için unutmayalım. Atacağımız adımların tamamının 76 milyonun huzur ve refahı, onların özgürlükleri için atılması gereken adımlar olduğunu da hiçbir şekilde unutmamamız gerektiğine inanıyorum.

 

Ve burada, AK PARTİ iktidarında gerçekleştirilen, özellikle Alevilere yönelik gerçekleştirilen adımları yetersiz gibi görmüş olmak bunların daha ötesinde neler yapabileceğimizi bu kürsüden sunmakla olabileceğini düşünüyorum. Bu kürsüden neler yapmalıyız, bu vatandaşlarımızı hangi adımları atarsak daha fazla memnun ederiz, bunları konuşursak milletimizin bizden beklediklerine cevap vermiş oluruz.

 
Dolayısıyla, burada, geçmişte her şekliyle araştırılmış, tartışılmış, faillerinin kimler olduğu ortaya çıkmış ve dönemin şartlarıyla değerlendirildiğinde de devletin ihmalinin olduğunu her şekliyle kabul ettiğimiz bu süreçlerle alakalı tekrar bir araştırma önergesinin verilmiş olmasının bugünkü gündem itibarıyla uygun düşmediğini düşünüyoruz.

 

Bunun dışında, Alevi kökenli vatandaşlarımızın hak ve özgürlükleri adına atılabilecek somut adımlara ilişkin her türlü tavsiyeye açık olduğumuzu AK PARTİ iktidarı olarak biz her seferinde ifade ediyoruz. Bu yönde yapmış olduğumuz çalışmalar da bizim için en önemli ispat aracıdır ve bizi yapmış olduğumuz çalışmalar sorun diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 




Bu haber 1515 defa okunmuştur.

Etiketler :

Facebook Yorum
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Siyaset Kategorisi Haberleri

Çok Okunan Haberler
Son Yorumlanan Haberler
YUKARI