Bugun...



Çankırı Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü Kutladı
Tarih: 14-05-2018 14:39:52 Güncelleme: 14-05-2018 15:01:52 + -


Gamzeli "Üretim çeşitliliğinde Çin, Hindistan, ABD gibi ülkelerle yarışıyoruz. 55 üründe dünyada ilk 10 sırada yer alıyoruz. Sadece bu ülkenin gıda güvencesini sağlamıyoruz, 5 milyon mülteciyi de besliyoruz." dedi.


Çankırı Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü Kutladı

TZOB Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Çankırı Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle Atatürk Anıtına Çelenk Koyarak Basın açıklaması Yaptı. Çelenk koyma ve Basın toplantısına ilçe ziraat odası başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, delegeler katıldı.

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Basın Bülteni

 

-Çiftçiler 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü için “Kara Toprağı” seslendirdi…

 

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

 

-“Tarlasında, bağında, bahçesinde, ahırında, ağılında üreten, bu ülkeyi doyuran çiftçimiz, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü için bu kez, ekmek teknesi toprağı gündeme taşıdı ve Âşık Veysel’in ‘Benim Sadık Yârim Kara Topraktır’ eserini seslendirdi”

 

-“Edirne’den Kars’a, İzmir’den Rize’ye, Sakarya’dan Şanlıurfa’ya, Adana’dan Sivas’a, Konya’ya gidildi, toplam 80 saatte 7 bin kilometreye yakın yol geride bırakıldı, 9 gün çekimler sürdü ve klip ortaya çıkarıldı”

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü için bu kez farklı bir etkinliğe imza attı, çiftçilerle müzik klibi çekti.

 

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarlasında, bağında, bahçesinde, ahırında, ağılında üreten, bu ülkeyi doyuran çiftçinin, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü için bu kez, ekmek teknesi toprağı gündeme taşıdığını ve Âşık Veysel Şatıroğlu’nun “Benim Sadık Yârim Kara Topraktır” eserini seslendirdiğini bildirdi.

 

Toprağı, toprağın sahibi çiftçiden daha iyi anlatacak bir kesim olamayacağını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

 

“Müzik evrensel bir dil. Bütün insanları birleştiriyor. Müzikle insanlar bir potada yoğruluyor. İnsanlar, duygularını, sevgilerini, düşüncelerini, hatta günlük hayatlarını bile müzikle anlatabiliyor. Yaşadığımız bu kadim topraklar, müzikte de dünyaya en güzel örnekleri sunmuş, sunuyor, gelecekte de sunacaktır.

 

Büyük halk ozanımız Âşık Veysel Şatıroğlu da toprağı muhteşem anlatmış ve ‘Benim Sadık Yârim Kara Topraktır’ eserini ortaya çıkarmıştır. Âşık Veysel’in kendisi de örnek bir çiftçidir ve yöresinde meyveciliği başlatmıştır. Veysel, gören gözlerden çok daha iyi bir şekilde toprağı ve doğayı görmüş, onunla kaynaşmıştır. ‘Bu büyük ozanımızın eserini seslendirmek de çiftçilerimize düşer’ dedik ve bu çalışmayı ortaya koyduk.”

 

Bayraktar, profesyonel bir ekibin klip için Edirne’den Kars’a, İzmir’den Rize’ye, Sakarya’dan Şanlıurfa’ya, Adana’dan Sivas’a, Konya’ya gittiğini, toplam 80 saatte 7 bin kilometreye yakın yolu geride bıraktığını, 9 gün çekim yaptığını ve klibi ortaya çıkardığını belirtti.

 

TZOB Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Çankırı Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü Kutlayan basın açıklamasında bulundu.

 

TZOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Çankırı Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle yazılı basın açıklaması yaptı. Gamzeli'nin açıklaması şöyle:

 

Ziraat Odası Başkanlarım, Değerli Yönetim Kurulu ve Meclis üyelerim,

 

Kıymetli Çiftçilerimiz, Basınımızın Değerli Temsilcileri

 

Konuşmama başlarken, hepinize hoş geldiniz diyor, sizleri saygılarımla selamlıyorum.

 

Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAP) tarafından alınan kararla 1984 yılından buyana, her yıl 14 Mayıs günü ülkemizde ve tüm dünyada “Dünya Çiftçiler Günü” olarak çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

 

Bu günün kutlanmasıyla değeri çok da iyi anlaşılmayan tarım sektörünün ve çiftçilerimizin gündeme gelmesi sağlanmaktadır.

 

Bütün insanlık tarihi boyunca tarım, en stratejik sektör olmuştur. Önemi hiçbir zaman azalmamış, aksine her geçen gün artmıştır ve artmaya da devam edecektir.

 

Yoksulluk, kıtlık ve açlıkla ancak tarımsal üretimi artırarak mücadele edebiliriz.

 

Ülkemizde tarım sektörü var olan potansiyelini tam olarak kullanamamaktadır.

 

Sektörün potansiyelini değerlendirdiğimizde tarımın, gayri safi milli hasılayla yaptığı destekle ülkemizin zenginliğine büyük katkı sağlayacağı da aşikardır.

 

Ama tüm bunlara rağmen üzülerek belirtmek gerekirse, tarım sektörünün ve tarım sektöründe çalışan insanlarımızın önemi bu ülkede henüz anlaşılmamıştır.

 

Hangi koşullarla, hangi maliyetlerle üretim yaptığımız iyi bilinmiyor.

 

Zor tabiat koşullarına rağmen, yağmur, çamur demeden gecemizi gündüzümüze katarak üretimi sürdürüyor.

 

Tüm zorluklara rağmen tarlada kalıyor üretimden vazgeçmiyoruz.

 

Anadolu ve Trakya, bu cennet topraklar, tahıl başta olmak üzere hemen bütün tarımsal ürünlerin de en önemli üretim merkezlerinden biridir.

 

Bereketli topraklarımız ve çiftçilerimizin özverili çalışması sayesinde sofraları donatıyor, hiçbir gıdayı eksik etmiyoruz.

 

Üretim çeşitliliğinde Çin, Hindistan, ABD gibi ülkelerle yarışıyoruz. 55 üründe dünyada ilk 10 sırada yer alıyoruz. Sadece bu ülkenin gıda güvencesini sağlamıyoruz, 5 milyon mülteciyi de besliyoruz. İçinde bulunduğumuz bölgede, başta Ortadoğu olmak üzere, Rusya, Kafkasya, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa’da büyük bir gıda talebi bulunuyor.

 

Bu coğrafyanın tam ortasında yer alıyoruz. Çok stratejik bir konumdayız. Rahatlıkla bölgenin tarımsal üretim merkezi olabiliriz. Bu anlamda gereken potansiyele sahibiz.

 

2017 yılı verileriyle, milli hasılaya 51,7 milyar dolarlık katma değer ekliyor, üretici fiyatlarıyla, 88 milyar dolarlık üretim yapıyoruz. 17 milyar dolarlık gıda ve tarım ürünleri ihracatı sağlıyor, ülkemiz ekonomisine ve tanıtımına önemli katkı sağlıyoruz.

 

Yaz aylarında tarımsal istihdamı 6 milyona çıkarıyoruz. İşsizliği ortalama 2 puan düşürüyoruz.

 

Biz çiftçinin kıymetinin yeterli ölçüde bilinmesini istiyoruz. Çiftçimizin yaptığı işin öneminin kavranmasını istiyoruz.

 

Değerli konuklar,

 

Tarım sektöründe var olan potansiyelimizi kullanmamıza engel olan sorunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Sektörden daha fazla verim alabilmemiz için tüm bu sorunları çözmek zorundayız. Çözüm bekleyen sorunlarımızın başında yapısal sorunlarımız gelmektedir.

 

Ülkemiz genelinde Tarımsal işletmelerimiz küçük, arazilerimiz çok parçalıdır.

 

Ortalama işletme büyüklüğümüz 61 dekar ve bu alan yaklaşık 10 parselden oluşuyor. Bu kadar parçalanmış arazi ve işletme yapısıyla verimli tarımsal üretim yapmak imkansızdır. Bu sorunun çözülmesi, işletmelerin büyütülmesi gerekiyor. Bu açıdan arazi toplulaştırma çalışmaları büyük önem taşıyor.

 

Sulama hepimizin bildiği gibi hem bu bölgenin hem de ülkemizin en önemli meselelerinden biridir.

 

Hala ekonomik ve teknik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektarlık arazinin 2,15 milyon hektarını gerekli altyapı çalışmaları tamamlanamadığı için sulayamıyoruz.

 

Sulanan alanlarda da yüzde 60’a varan oranlarda tasarruf sağlayan basınçlı sulama sistemlerine yaygın olarak geçemedik.

 

Hızla basınçlı sulama oranını artırmamız gerekiyor.

 

Tarımda en büyük sorunlarımızdan biri de örgütlenmedir. Örgütlenmeyi etkin olarak sağlayamadığımız için üretim planlaması yapamıyoruz. Ürünümüzü değerinden satamıyoruz.

 

Çiftçimiz, istikrarlı bir gelir elde edemezken, tüketicimiz de makul fiyatlarla ürün tüketemiyorlar. Tarlada 1 lira olan ürün markette 5-6 liraya çıkabiliyor.

 

Sulu tarım yapan ve bir sezonda iki ürün kaldıran çiftçi ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu çiftçisi de bir değildir. Biz iki yılda bir ürün alırken, su sorunu olmayan sıcak ve verimli bölgeler yılda iki ürün alıyor.

 

Hal böyleyken, İç Anadolu ve Doğu Anadolu çiftçisi ile sulu tarım yapan ve sezonda iki kaldıran çiftçinin aynı prim desteğini alması hakkaniyete sığmıyor.

 

İç Anadolu ve Doğu Anadolu için ek destek düşünülmeli, birim başına çiftçi gelirleri birbirine yaklaştırılmalıdır.

 

Değerli konuklar,

 

Çiftçilerimizin taleplerini madde madde sıralarsak, şunları söylemek mümkündür:

 

Hazineye ait arazilerde ecrimisil ödeyerek tarımsal üretim yapan çiftçilerimizin çiftçi kayıt sistemi ÇKS’ye kayıt yaptırabilmelerinin yolu açılmalıdır.

 

İntikali yapılmamış arazilerde intikal işlemlerini hızlandırmak için, 15 Mayıs 2018 tarihine kadar uzatılan “miras kalan tarım arazilerinin intikal işlemleri esnasında alınan tapu harcı muafiyeti” devam ettirilmelidir.

 

2 B arazilerinin, tarım arazisi olarak korunması kaydıyla çiftçimize satışında rayiç bedel, tarımsal arazi rayiç bedeli üzerinden belirlenmelidir.

 

Çiftçilerimize verilen doğrudan destekler, Tarım Kanununda öngörüldüğü gibi gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1’ine çıkarılmalıdır.

 

Tarımsal desteklerden alınan yüzde 2 ile yüzde 4 arasında değişen stopaj kesintisi kaldırılmalıdır.

 

Çiftçilerimizin 2 bin liranın üzerinde vadesi geçmiş vergi, tarımsal amaçlı sulamada kullanılan elektrik, sulama işletme ve bakım ücreti, su kullanım hizmet bedeli borçlarının desteklerden kesilmesi uygulamasından vazgeçilmelidir.

 

Tarımda kullanılan elektrik, tohum, fide ve ilaçtan alınan KDV sıfırlanmalı, elektrikteki enerji fonu ve TRT payı kaldırılmalıdır.

 

Hayvancılık işletmelerinde kullanılan elektriğe tarımsal sulama abone grubu tarifesi uygulanmalıdır.

 

Çiftçimizin düşük faizli kredi talebi karşılanmalı, tarımsal kredilerde kredi masrafları alınmamalı, sigorta mecburiyeti kaldırılmalıdır.

 

Çiftçilerimize yeni finansman olanakları sağlanmalı, takibe düşmüş kredi borçları faizsiz ve uzun vadeli olarak yapılandırılmalıdır.

 

Üreticilerimize kullandıkları yem için fatura karşılığında belli bir miktar destek verilmeli veya yemi Tarım ve Kredi Kooperatifleri/üretici örgütleri kanalıyla uygun fiyattan temin edebilmelerine imkan sağlanmalıdır.

 

2017 yılında olduğu gibi, 2018 yılında da doğal afetlerden zarar gören çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları ertelenmelidir.

 

Tarım sigortalarında primler çiftçimizin ödeyebileceği seviyelere çekilmeli, sigorta kapsamı genişletilmelidir.

 

Tarım Bağ-Kurlularda aylık prim ödeme gün sayısı 25 günden, 2008 yılında olduğu gibi yeniden 15 güne indirilmelidir.

 

Çiftçilerimize, prim ödedikleri her yıl için 90 gün, 4 yılda 1 yıl hesabıyla fiili hizmet payı, kamuoyunda bilenen ismiyle yıpranma hakkı verilmelidir.

 

Kadın çiftçilerimizin, sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğum nedeniyle hizmet borçlanması yapabilmesi sağlanmalıdır.

 

Çiftçilerimize muafiyette geçen süreler için borçlanma imkanı verilmelidir.

 

Değerli konuklar,

 

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü, çiftçinin gününü, hepimizin gününü en içten dileklerimle kutluyor, programımıza katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.” Diyerek sözlerine son verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Bu haber 1043 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Genel Kategorisi Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI