Bugun...



‘İyilik Kervanı' Çankırı’da
Tarih: 05-10-2018 15:17:31 Güncelleme: 05-10-2018 15:25:31 + -


Sabah saatlerinde parti binasında toplanan İYİ Partili heyet Çankırı teşkilatıyla birlikte çeşitli ziyaretlerde bulundu.


‘İyilik Kervanı' Çankırı’da

İYİ Parti Genel Merkezi’nden yola çıkarak ‘İYİ’lik kervanı’ adı altında Anadolu’yu karış karış gezen İYİ Partili heyetin durağı Çankırı oldu.

 

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu başkanlığında Çankırı’da çeşitli ziyaretlerde bulunan heyet yaptıkları ziyaretlerde Çankırı’nın ve Türkiye’nin sorunları ve çözümleri hakkında istişarelerde bulundu.

 

Sabah saatlerinde parti binasında toplanan İYİ Partili heyet Çankırı teşkilatıyla birlikte çeşitli ziyaretlerde bulundu.

 

Çankırı’daki ziyaretlere İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Divan Üyesi Aysel Sibel Yanıkömeroğlu, İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, İYİ Parti Genel Merkez Genel İdare Kurulu Berna Biçer, İYİ Parti Genel Merkez Genel İdare Kurulu Güneydoğu Gazisi Hüseyin Özlük, İYİ Parti Genel Merkez Genel İdare Kurulu Yedek Üyesi Mehmet Ali Karamemiş, İYİ Parti Çankırı İl Başkanı Bora Kanat ve teşkilatları katıldı.

 

Öğlen saatlerinde parti binasında gazetecilerle bir araya gelen İYİ Partili heyet bir basın açıklaması düzenledi.

 

Seçimlerden sonra partinin Genel Başkanı Meral Akşener’in önderliğinde bir olağanüstü kurultay sürecinin yaşandığını belirten İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu sözlerine şöyle devam etti;

 

“Genel Başkan Yardımcılarımız, Genel İdare Kurulu Üyelerimiz ve kurucularımız ile il ve ilçe kadrolarının buluşması olan İYİlik kervanı, partimizin yerel seçimlerde gerçekleştireceği büyük atılımın da ilk adımı olacaktır. İYİ Parti'ye yönelik olarak kuruluş sürecinde başlayan ve 24 Haziran seçimleri sürecinde zirveye çıkan baskılar artarak devam etmektedir. Ancak, biz İYİ Parti olarak 1946'dan bu yana gelen süreçte siyasal iktidarın uygulayabileceği en ağır baskılara maruz kalan bir siyasi parti olmamıza rağmen, 24 Haziran seçimlerinde başarılı bir sonuç alarak nasıl vatandaşlarımızın takdirini kazandıysak bundan sonra ki dönemde de aynı şekilde çalışmaya, ülkemizin içinde bulunduğu ağır buhrandan çıkışını sağlayacak yolları ortaya koymaya devam edeceğiz.” dedi.

 

24 Haziran seçimleri akabinde Türkiye’nin 3 farklı kriz yaşadığını değerlendiren Yanıkömeroğlu “Türkiye'de demokratik rejimi tam anlamı ile tasfiye ederek, otoriter bir tek adam rejiminin kurulması ile sonuçlanan 24 Haziran seçimleri sonrasında ülkemiz üç büyük krizi bir arada yaşamaktadır. Bu krizler; devlet krizi, ekonomik kriz ve Suriyeli sığınmacıların neden olduğu demografik krizdir.” şeklinde konuştu.

 

Türkiye’nin 3 ana başlıkta kriz yaşadığını belirten Yanıkömeroğlu ‘Devlet Krizi, Ekonomik Kriz ve Suriyeli sığınmacıların neden olduğu demografik kriz” başlıklarını şöyle değelendirdi;

 

-Devlet Krizi

 

“Yaşanan birinci kriz, devlet krizidir. Türkiye Cumhuriyeti devlet sistemi ve kurumu, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş adı altında tasfiye edilmektedir. Devlet aklı ortadan kalkmaktadır. Bir tek kişiye göre bütün devlet şekillendirilmektedir. Devlette esas olması gereken liyakatin yerini sorgusuz biat almıştır. Devlete sadakati ve hizmeti savunan kalan son bürokrat kadroları da tasfiye edilmektedir. Devletin taşıyıcı kolonu durumunda olan bütün kurumlar, başta silahlı kuvvetler olmak üzere ağır darbeler almışlardır. Yargı bağımsızlığını tamamen yitirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu uygulamalar sonucunda hiç olmadığı kadar zayıf düşürülmüştür.

 

Ekonomik Kriz

 

“Seçimler öncesinde toplumdan saklanan ekonomik kriz artık kontrolden çıkmıştır. Mevcut hükümet, yaşanan ekonomik krizi, Amerikalı rahibin tutuklanmasından dolayı ABD'nin başlattığı ekonomik savaşa bağlamak istese de bu doğru değildir.

 

Ekonomimizde bugün yaşananlar Merkez Bankamızın kasasında sadece 18 milyar Dolar varken, dış borcumuzun 470 milyar dolar olmasıdır. Merkez Bankamızda 18 milyar dolar varken, önümüzdeki 12 ayda 180 milyar dolar borç ödeyip, 50 milyar dolar cari açığı kapatmak için borç arıyor olmamızdır.

 

Bugün ise; l)Enflasyon artmaktadır. 2)Döviz yükselmekte, Türk Lirası değer kaybetmektedir. 3)İflaslar hızla yayılmaktadır. 4)İşsizlik artmaktadır. Özetle büyük bir ekonomik buhrana doğru hızla ilerlemekteyiz.

 

Türkiye, AKP hükümetinin 16 yıllık yönetiminin sonunda Cumhuriyetin ilk yıllarında bin bir zahmetle kurulmuş fabrikaları satmıştır, tarım çökmüştür, hayvancılık bitmiştir. Sanayimiz çökmüş, Türkiye tamamen dışa bağımlı bir ülke haline gelmiştir.

 

AKP'nin, medya imkanlarını kullanarak ve muhalefeti susturarak pazarlamaya çalıştığı "Güçlü Türkiye" imajı; ödenemeyen borçların, saklanması mümkün olmayan ekonomik krizin altında kalmıştır. Bu propagandaya yandaş sermaye bile inanmamakta, AKP'nin yandaş sermayesi mallarını ve paralarını yurt dışına kaçırmaktadır.

 

Krizi aşmak için yapılması gereken ilk şey tasarruf, ikinci adım ise üretimdir. Sanayimizi tekrar canlandırmak zorundayız. Tarım ve hayvancılığımızı belli teşviklerle tekrar üretir hale getirmeliyiz. Verimli topraklara sahip olduğumuz ülkemizde dışa bağımlı olmamız anlaşılır gibi değildir.

 

Bütün bu krizlerin yaşandığı ülkemizde maalesef gelecek günler umut verici değildir. Birçok vatandaşımız ülkemizi terk etmektedir. Bu göçün yetişmiş insan gücü ve sermaye göçü olması itibarıyla ülkemiz için tam bir felakettir.

 

Suriyeli Sığınmacı Krizi

 

Ülkemizin yaşadığı üçüncü büyük kriz Suriyeli sığınmacılardır. Halen ülkemizde resmi kayıtlara göre 3.5 milyon, ancak aslında 4 milyon Suriyeli bulunmaktadır. Bu rakam 2040 yılında 7.5 milyona çıkacaktır. Bugün her 20 kişiden birisi Suriyelidir. 2040 yılında ise her 13 kişiden birisi Suriyeli olacaktır. Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay ve Kilis'te Türkler azınlıkta kalacaktır. Mersin ve Adana'da nüfus dengesi tamamen değişecektir. Böyle bir nüfus yapısı ile Türkiye'nin birliğini ve milli devlet yapısını sürdürmemiz mümkün değildir.

 

Üstelik hükümet, Türk milletinin parasını sorumsuzca Suriyeli sığınmacılar için harcamaktadır. AKP'nin açıkladığı rakamlara göre şu ana kadar Suriyeliler için 35 milyar dolar harcanmıştır. 35 milyar dolar ile; 4 tane Marmaray, 1 tane GAP, 400 şehir hastanesi, 7 Boğaz köprüsü, 30 bin adet 16 derslikli okul inşa etmek mümkündür. Suriyelilerin açtığı ticarethaneler hem vergi ödememekte hem kaçak mal satmaktadır. Şimdi de Türklerden esirgenen iş Suriyelilere verilmektedir.” olarak değerlendirdi.

 

İYİ Parti Genel Merkezinden gelen diğer partililer ise kendilerini tanıtarak kısa birer konuşma yaptılar.

 

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik Türk halkının çok zor durumda olduğunu söyleyerek “Bizler Türkiye olarak ekonomimizi kaybedebiliriz. Türkiye’de kurumlar bir bir yıkılıyor.” dedi.

 

İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş ise “İİ Parti bir taban hareketi. Biz tabanı ve Türkiye’yi temsil ediyoruz. Çankırı’daki başarımız bizlere örnek olacaktır. Biz halkın temsilcisiyiz.” İfadelerine yer verdi.

 

Türkiye’nin çok kritik bir noktada olduğunu vurgulayan Altıntaş “Türk milleti olarak birlik ve beraberlik olmamız lazım. Türkiye’nin para edecek her şeyi satıldı. 500 milyar dolar borcumuz var bunu da bize ödetecekler. Gittikçe fakirleşiyoruz.” şeklinde konuştu.

 

 

 




Bu haber 1975 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Siyaset Kategorisi Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI