Bugun...



Türk Toplumunda Cemaat Algısı ve Cemaatlerin Sivilleşme Sorunları Konferansı Gerçekleştirildi
Tarih: 14-03-2018 09:42:11 + -


Ayrancı "Bu küresel birliktelik esnasında ilginç bir şekilde insan gruplarının dayanışma için veya başka sebeplerle bir arada kaldığını görüyoruz." dedi.


Türk Toplumunda Cemaat Algısı ve Cemaatlerin Sivilleşme Sorunları Konferansı Gerçekleştirildi

Türk Toplumunda Cemaat Algısı ve Cemaatlerin Sivilleşme Sorunları 

 

Çankırı Karatekin Üniversitesi Toplumsal Dayanışma Topluluğu tarafından “Türk Toplumunda Cemaat Algısı ve Cemaatlerin Sivilleşme Sorunları” Konferansı gerçekleştirildi. Uluyazı Kampüsü Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Yelken katıldı.

 

Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı okunmasıyla başlayan konferans, Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç’in yaptığı kısa konuşmanın ardından ÇAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı’nın açılış konuşmasıyla devam etti.

 

Rektör Ayrancı konuşmasında şu sözlere yer verdi:

 

Bugün, üniversitemizde çok güçlü bir akımla ortaya çıkmış topluluklarımızın çalışmalarından biriyle daha karşı karşıyayız. Bugünlerde topluluklarımıza ve öğrencilerimize gerçekten bir heyecan meydana geldi. Günden güne artan bir ivme ile bu faaliyetlerini sergiliyorlar. Öğrencilerimizin bu gayretini, biz de hayretle ve sevgiyle müşahede ediyoruz. Bu kapsamda, işte bugün Yıldırım Beyazıt Üniversitesi profesörlerinden sosyoloji profesörü Ramazan Yelken hocamız aramızda. Ramazan hocamız, çok birikimli ve donanımlı bir hocamız. Aynı zamanda bu toprakların yetiştirdiği Çankırı bir hemşerimiz. Kendisine böyle bir etkinliği kabul edip geldiği için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Bildiğiniz gibi toplum halinde yaşıyoruz. Dünya giderek küresel bir köye, küresel bir topluma doğru dönüşüyor. Son zamanlarda bazı savaşlar var. Özellikle Ortadoğu’da bazı emperyalist amaçlarla, taşkın iradelerin ortaya koyulmasıyla bu akış zarar görmüş olabilir. Fakat trende baktığınızda, trendin demin de söylediğim gibi küresel bir toplanmaya doğru gittiğini görüyoruz. Bu küresel birliktelik esnasında ilginç bir şekilde insan gruplarının dayanışma için veya başka sebeplerle bir arada kaldığını görüyoruz. İşte sosyoloji, insanların bu tür dayanışmalarını ve birlikteliklerini inceleyen çok önemli bir bilim dalıdır. Aslen biliyorsunuz ben bir hukukçuyum, fakat her zaman bir sosyoloji mastırı yapmayı içimde bir amaç olarak barındırdım ve istedim. Fakat şimdiye kadar kısmet olmadı. Artık bundan sonrasına bakacağız. Yakında yüksek lisans başvurularımız başlayacak. Bakarsınız ben de üniversitemizde bir sosyoloji mastırına başlamış olabilirim. Gerçekten çok önemli bir alan ve bu alanın da en önemli konusu cemaat ve toplum ilişkisidir. Bu, derin araştırmalara yer verilmesi gereken bir başlık olmasına karşın, bir o kadar da gündelik hayatımızı ilgilendiren bir konudur. Cemaatleri de sadece İslami cemaatler olarak da düşünmeyelim. Cemaat, toplumun belli özellikleriyle bir araya gelen çeşitli gruplardan oluşmaktadır. Bu nedenle çok önemli konularından birini konuşmak üzere bir araya geldiğimizi düşünüyorum.

 

Rektör Ayrancı’nın konuşmasının ardından kürsüye gelen Prof. Dr. Ramazan Yelken ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

 

Hepimiz bir cemaatin içerisinde doğuyoruz. Cemaat bizden öte bir şey değil. Burada cemaat dediğimiz geniş birlikteliklerin yalnızca bir tanesinden bahsediyoruz. Yani dini cemaatlerden bahsediyoruz. Bu anlamda dini cemaatler, cemaatlerin yalnızca bir tanesi. Hepimizin ilk cemaati ailesidir aslında.

 

Bazı sosyologlar modernleşme ile birlikte cemaatleşmenin biteceğini ve topluma geçileceğini, rasyonel ilişkilere doğru evirileceğini söylemişlerdir. Oysa bu durum geleneksel dünyada da bir olgu değildir ve cemaat bitmeyecektir. Her zaman ve her yerde farklı biçimlerde var olacaktır. Bir de cemaatçilik kavramı var. Asıl bugün üzerinde duracağımız en önemli şey cemaatçiliktir. Cemaatçilik ise cemaatin toplumsal gücünü farklı amaçlar için kullanma ve örgütlenmedir. Bu iyi amaçlarla da olabilir, kötü amaçlarla da olabilir. Çünkü cemaat toplumsal bir güçtür. Cemaat haritası diyebileceğim bir harita çıkardım. Modernleşme sosyologlarına karşı yapmış olduğum çalışmamda, cemaatlerin yok olmayacağı, sadece bir dönüşüm içerisine gireceği ve bu dönüşüm içerisinde daima var olacağını kanaatindeyim. Bu nedenle çalışmamın adı da cemaatin dönüşümüdür. Yani aslında cemaatin yok olması değil, bir dönüşümü söz konusudur. Bunları 6 başlıkta topladım. Bunlar; geleneksek cemaatler, kentsel cemaatler, politik cemaatler, ulus ötesi cemaatler, post modern cemaatler ve sanal cemaatlerdir.

 

Şu anda klasik tarikat cemaatleri, kendi doğal örgütlenme biçimlerinden çok farklı yapılanmalarla karşı karşıya. Yani Osmanlı’dan el aldığımız yapıların aynı şekilde durması söz konusu değil, olması da beklenemez. O zamanki fonksiyonları farklıydı, bugünkü fonksiyonları farklı. Dini cemaatlerin günümüzde en önemli problemleri; lider merkezli, koşulsuz teslimiyete dayalı, toplumsal denetime kapalı olmaları ve sivilleşmeye önem vermemeleridir. Sivil olmayan bu örgütlenme biçimleri, her türlü profesyonel dış ve iç manipülasyonlara da açık hale geliyorlar, FETÖ örgütünde yaşadığımız gibi. Günümüzde cemaatlerin daha çok ekonomik ve siyasi hedefleri öne çıkmış durumda olduğunu da gözlemliyoruz.

 

Cemaat içindeki bireylerin bir de cemaat dışındaki hayatları var. İş dünyası, devlet ilişkisi yada aile ilişkileri, komşularıyla, dostlarıyla ilişkileri gibi. Cemaat ilişkileri ile bu ilişkilerin birbiriyle çatıştığını görebiliyoruz. Bu çoğu zaman regüle edilemiyor. Hayat içerisinde farklı rollerimiz var. Oysa cemaat tek bir kimlik istiyor sizden. Kendisine tabi olmamızı istiyor. Bizim çoğul kimliklerimiz var. Cemaat insanlara tekil bir kimlik veriyor. Cemaatlerin öne çıkan bu problemlerine biz sivilleşememe diyoruz.

 

Toplum olarak cemaatleşme ve sivilleşme konusunda daha fazla bilgi sahibi olmamız gerektiğinin altını çizen Yelken konuşmasını, “Cemaate üye olacaksak yada olmayacaksak bile, bu konuda bilgi edinmemiz gerekiyor. Teslim olmamamız gerekiyor.” diyerek sonlandırdı.

 

Konferans, soru cevap kısmının ardından Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı’nın, Prof. Dr. Ramazan Yelken’e katılımlarından dolayı teşekkür plaketi vermesiyle son buldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Bu haber 908 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Ç.K.Üniversitesi Kategorisi Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI