Bugun...




Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinde “Necip Fazıl Okumaları” Devam Ediyor
Tarih: 25-12-2016 11:08:52 Güncelleme: 25-12-2016 11:17:52 + -


Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinde “Necip Fazıl Okumaları” devam ediyor. Mevlânâ’nın 743. Vuslat Yıldönümü Mevlânâ’yı Anlama Programında Hz. Mevlânâ’yı Anmak Değil, Anlamak Gerek! konulu makaleler anlatılıyor.


Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinde “Necip Fazıl Okumaları” Devam Ediyor

“Necip Fazıl Okumaları”

 

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinde “Necip Fazıl Okumaları” devam ediyor.

 

“Dilimiz Kimliğimizdir” ilkesiyle yola çıkan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinde, Cumartesi günü Türkçemizin büyük ustalarından, fikir ve dava adamı, 20. yüzyılın sultânu’ş-şuarâ’sı Necip Fazıl Kısakürek’in eserlerini okuma serisinde yazarın “Bâbıâli” adlı eseri incelendi.

 

Şube başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Akyol’un başkanlığında yapılan Necip Fazıl Okumalarında daha önceden okunmuş olan Bâbıâli adlı eser, kritik ve analitik bir metodla irdelenerek Necip Fazıl’ın Genç Şairlikten, Mistik Şairliğe oradan da Sabık Şairliğe geçen süreci ve eser üzerinden Üstad’ın ruh ve fikir dünyası irdelendi.

 

Necip Fazıl Okumalarının oldukça verimli ve başarılı geçtiğini söyleyen katılımcılar, bu tür okumaların yeni fikirlere kapı araladığını belirttiler. Necip Fazıl Okumalarının, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinde önümüzdeki haftalarda da devam edeceği bildirildi.

 

Değerli basın mensubu kardeşim; Derneğimizin bir etkinliği ile ilgili haber metnini ve fotoğraflarını ilginize sunuyorum. Değerlendireceğinizi ümit eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 

Türkiye Dil Ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinin Mevlânâ’nın 743. Vuslat Yıldönümü Mevlânâ’yı Anlama Programı Devam Ediyor

 

Hz. Mevlânâ’yı Anmak Değil, Anlamak Gerek!

 

Hayatını  “hamdım, piştim, yandım” diye özetleyen büyük İslam velisi Hz. Mevlânâ’nın “şeb-i arûs” (düğün gecesi) diye adlandırdığı sevdiğine vuslatının (kavuşmasının) 743. yıldönümünü idrak ediyoruz.

 

“Biz birleştirmeye geldik, ayırmaya değil” diyerek insanlığa tuttuğu ışığın aydınlığı günümüze kadar gelen Hz. Mevlânâ, kendisinden asırlar sonra bile dünya insanlarının duygu, düşünce ikliminde ufuklar açmasına vesile olmaya devam eden kutsal bir meş’aledir. “Ben sağ oldukça Kur’an’ın kölesiyim, Hz. Muhammed’in yolunun tozuyum” diyerek kendi yolunu çizen bu büyük İslam âlimi, çağının hem maddî hem de manevî ilimlerini tahsil etmiş, doğduğu Belh’ten ayrılarak uzun bir yolculuktan sonra yerleştiği Konya’yı kendine vatan yapmıştır. O, kurduğu medrese ve dergâhıyla önce çevresini daha sonra bütün dünyayı aydınlatmaya başlamış ve günümüzde de aydınlatmaya devam etmektedir.

 

O’nun için ölüm sevgiliye kavuşma gecesidir ve yeniden diriliştir. Bir gazelinde vuslatını şöyle anlatır:

 

Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret. Güneşe ve aya batmadan ne ziyan gelir ki?

 

Sana batmak görünür ama o doğmaktır. Mezar hapis gibi görünür ama o canın kurtuluşudur.

 

Hangi tohum yere ekildi de bitmedi. Ne diye insan tohumundan şüpheye düşüyorsun?

 

Hz. Mevlânâ’nın yaşayışı ve eserleri dikkatlice tetkik edildiğinde şu hüküm açıkça verilmektedir: “Mevlânâ kendi ilmini Hz. Muhammed’in ilminde, irfanını Hz. Muhammed’in irfanında, benliğini Hz. Muhammed’in benliğinde, bütün varlığını O’nun varlığında yok ederek manevî hüviyetini, Hz. Muhammed’in manevî hüviyetinin parlak meş’alesi nurundan yakıp uyandırmıştır.”

 

Günümüzde yaşadığımız maddî ve manevî buhranlara çözüm olarak Hz. Pîr’in Anadolu’yu yakıp yıkan Moğol istilasına karşı yaktığı aşk ve irfan çerağını yeniden tutuşturmak gerekmektedir. Zira bütün problemlere karşı alınacak her türlü tedbirden sonra aşk ve irfan çerağını gönüllerde tutuşturamazsak, alınan bütün tedbirler ve elde edilen neticeler kalıcı olmayacaktır.

 

Bu idrâk ve şuurla, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı şubesi olarak dört yıldır sürdürdüğümüz “Mesnevî-i Şerif Okumaları”na bundan sonra Çankırı Karatekin Üniversitesi, Türkiyat Enstitüsü ile birlikte yine her cuma günü TDED salonlarında devam edeceğiz.

 

Zira biz inanıyoruz ki Hz. Mevlânâ’yı her yıl anma programları yerine O’nu anlamak için yapılan her çalışma daha saygın, daha kıymetli ve daha anlamlı olacaktır.

 

Bu vesile ile Hz. Pîr’i, vuslatının 743. sene-i devriyesinde niyazla yâd ediyoruz.

 

Yrd. Doç. Dr. İbrahim Akyol=>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şube Başkanı

 

 

 

 




Bu haber 1322 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Eğitim Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI