Bugun...


Mustafa Çelik


Facebookta Paylaş









Güleryüzlü Olmak İnsana Neler Kazandırır?
Tarih: 24-12-2017 20:51:00 Güncelleme: 24-12-2017 20:51:00


Güleryüzlü olmak insanlar arasında olumlu bir atmosferin oluşması ve iletişim kanallarının açılması için gereklidir. Asık suratlı veya alaycı insanlarla kimse zorunlu olmadıkça iletişime geçmek istemez.

 

Çevrelerine tebessümle bakan, güleç insanlar bazen yanlış anlaşılsalar da gönüllerindeki insana saygı ve sevginin yansıması yüzlerine aksetmektedir. Gülmek kahkahalarla insanlara alay etmenin aracı olmamalı, gönüldeki iyiniyetin, sevginin ve muhabbetin dışa yansıması olmalıdır.

 

İnsanlara içinizden geldiği şekilde rol yapmadan gülümsediğinizde onlarında size güldüğünü göreceksiniz.

 

Yüzünüzü asarsanız çevrenizdeki insanlar da yüzlerini asacaklardır. Tıpkı aynanın karşısındaki yüz ifadenizin aynısının size dönmesi gibi…

 

İçten bir gülümseme, insanlar tarafından kabul edilmenizi sağlar.  Ne kadar samimi olduğunuzu ortaya koyar. Size içten davranan insanlara güvenirsiniz. Güven hisleri aranızda sevgi bağlarının oluşmasını sağlar. İçten bir gülümseme bu güven hislerinin oluşmasının en etkili yollarından biridir.

 

Güleryüzlü insanlar, mutluluk hisleriyle yaşarlar. Asık suratlı olan insanlar servet sahibi olsalar bile huzur ve mutluluk adına istedikleri sonuca ulaşamayacak ve çevrelerinde kimseyi bulamayacaklardır. İnsanın sosyal zekasının güçlü olması, güleryüzlü olmasını gerektirir. 

 

Olumlu ve etkili iletişim içten bir gülümsemeyle başlamış olur. İletişimde devamlılığı sağlar.

 

İçten bir gülümseme, insanların bilinçaltında gereksiz korkuların oluşmasının önüne geçer. Birbirlerini tehlike olarak algılamayan bireyler, yakın arkadaşlıklar ve derin dostluklar kurabilirler.

 

İnsanlarla karşılaştığınızda güleryüzle selamlayın, onlardan ayrılırken de güleryüzle vedalaşın. Sevdiğiniz insanları incitecek bir şekilde asıksuratla ayrılmayın. Kendinizi daha iyi hissetmekle birlikte karşınızdaki insanın da iyi hissetmesini sağlamış olursunuz. İnsanlardan ayrılırken, bir daha karşılaşmayabileceğinizi düşünerek ayrılın…

 

Çok malınız olmayabilir ama gülümseyen bir simaya sahipseniz hayat da size gülecek şikayet etmeden huzurla yaşayabileceksiniz.

 

Bu konuyu seçmemin nedeni, etrafımda gördüğüm birçok kişinin ne kadar az güldüğünü ve yüzlerinde çoğu zaman mutsuzluk ya da memnuniyetsizlik izlediğimin farkına varmamdır.

 

Bu farkındalık sanırım sadece bana özgü bir farkındalık da değil. Uzun zamandır bu konuda yazmak istememe karşın “yarın yazarım”, “hafta sonu yazarım” diye erteliyor bir türlü yazamaya nereden başlayacağımı bilemiyordum. Bu gün kalemim beni bu konuyu yazmaya zorladı, belki de o benden önce, kendini hazır hissetti.

 

Gülmeyi, birbirimize merhaba diyerek gülümsemeyi, yazı diline aktardığımda gerçekten konuya ilişkin duygularımı yansıtabilecek miyim, bilmiyorum. Madem karar verdim denemeye değer diye düşünüyorum.

 

Bana göre, keyif veren bir gülme, günlük yaşantımıza mutlu, olumlu duygularla başlama, sıkıntı, acı ve hatta çatışmaların ilacı.

 

Kanımca gülümsemek, neşelenmek, elem duygusunu azaltırken, umut duygusunun yeşermesine, kişinin başka kişilerle ilişki kurmasına da aracı olur.

 

O halde, iyileştirme, sakinleştirme, umutlandırma gibi özel güçleriyle gülmek, fiziksel ve duygusal sorunların hafiflemesi için önemli bir kaynak.

 

Gülmek, insanın bir yandan kendini iyi hissetmesini sağlarken, diğer yandan insana olumlu, iyimser bir bakış açısı da kazandırır. Umutlanma ve sorunlara çözüm bulabilme gücü ve cesareti de verir.

 

Hatırlayın, yaşamımızdaki en zor anlarımızda bile bir kahkaha ya da basit bir gülümseme, kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamıştır. Bazen bu acı günümüzde nasıl oluyor da gülebiliyoruz diye kendimize kızdığımız ya da suçlandığımız olmuştur. Ancak o sırada devreye giren gülebilme bize yaşamın bir başka yüzü olduğunu anımsatarak acıya katlanma eşiğimizi, gücümüzü arttırır.

 

Karşılıklı gülebilmek, ilişkinin güçlenmesini sağlarken olumlu duyguları tetikler ve duygusal bağın sağlamlaşmasına yol açar. Birbirimize gülümsediğimiz zaman aramızda bir bağ oluşur ve bu bağ yaşamın zor anlarında, umutsuzluğa düştüğümüz zamanlarda önemli bir destek güç olarak yanımızdadır.

 

Genel olarak tüm duyguların paylaşımı, ilişkinin gücü bağlamında çok önemlidir.

 

Örneğin, birileriyle ağlamak, birilerine sıkıntılarımızı anlatmak, yalnız ağlamaktan ya da sıkıntılarımızı paylaşamamaktan daha fazla onarıcıdır.

 

Ancak gülmektir, acı, yas, tükenmişlik gibi duyguların paylaşımına yardımcı olurken, insana yeterlilik duygusunu kazandıran. Eğlenme, canlılık ve keyfi de içinde barındırır.

 

Bir başka söyleyişle, gülebilme yetisi ya da becerisi yaşamı sadece keyifli hale getirmez, aynı zamanda sorun çözme, başkalarıyla ilişki kurma ve yaratıcılığın gelişimine yardımcıdır.

 

Zaman zaman neden birbirimizden, gülümseyerek bir “merhaba” sözcüğünü esirgeriz diye düşünüyor musunuz?

 

Günlük yaşantımıza bilerek, bilinçli olarak, daha fazla merhaba, biraz neşe ve gülme katarsak yakın ilişkide olduğumuz kişilerle aramızda çok daha sağlıklı birliktelikler oluşabilir.

 

Yaşam baş etmemizi gerektiren birçok zorla dolu. İnsanlar zorlarla baş etmeye çalışırken birbirine yabancılaşmaya, yalnızlaşmaya başladı ve bu sonuç hiç kimse için bir sır değil.

 

21.yüzyıl bütün zorlarıyla karşımızda ancak, zorla ve sorunların çözümleri birlikte olduğunda daha kolay bulunur. Eğer birlikteliğin anahtarlarından bir tanesi, “gülmek”, “merhaba” demek ise, bir başka deyişle ilişkiyi keyifle başlatmak ve dostlukları pekiştirmenin bir yoluysa neden birbirimizden bu davranışı esirgeyelim..

 

Gülmeyi, merhaba demeyi özel günlere ya da anlara bırakmayalım. Saklamayalım.



Bu yazı 3916 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI