Bugün...


Necati Keskin



Facebookta Paylaş









Koltuk Sevdası
Tarih: 01-03-2019 13:16:00 Güncelleme: 01-03-2019 13:16:00


Büyük Çin bilgesi, filozof, siyasal yönetici ve Çin tarihinde resmi din olarak kabul edilen öğretilerin kuramcısı Konfüçyüs, bazı insanları bir şeyler öğretmenin en iyi yolunun örneklerle göstermek olduğunu biliyor ve her zaman söylüyordu.

 

Bir gün öğrencilerine bir konuyu izah etmek için sınıfta eline bir vazo aldı, diğer bir elinde ise elma bulunuyordu, elmayı vazonun içerisine attı. Vazoyu yere koyarak öğrencilerine şöyle dedi;

 

-Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, dersimden tam not almıştır.

 

Öğrencilerinden biri ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından içerisine sokmayı başardı ve elmayı yakaladı. Ama elma ile birlikte elini çıkartamıyordu.

 

-Elimi çıkartamıyorum hocam;

 

Konfüçyüs:

 

-Elini sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece elini vazodan çıkartman mümkün olmayacaktır.

 

Öğrenci vazodan yakaladığı elmayı bırakmak istemiyordu. Ama sonunda elmayı çıkartamayacağını anlayınca bırakmak zorunda kaldı. Elini vazodan çıkarttığında yüzünde şaşkınlık ifadesi vardı.

 

Konfüçyüz:

 

-Elmanın nasıl çıkartılabileceği konusunda fikri olan var mı?

 

Öğrencilerinden bir cevap gelmediğinden Konfüçyüz vazoyu ters çevirdi, Elma vazonun içerisinden yuvarlanıp avucunun içerisine düştü. Çocukların hepsi gülmeye başladı.

 

Aslında o kadar basit bir şeydi ki;

 

Konfüçyüz havada elmayı tutarak: “Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda ulaşmak istediğiniz şeyi engellendiğini görüyorsanız o zaman onu özgür bırakmalısınız, eğer yanlış bir şey yapıyorsanız da o zaman buna son vermelisiniz.. İşte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz. Bir şeyi çok isteriz ama bir türlü elde edemeyiz, Yapmak istediklerimiz bazen istediğimiz gibi sonuçlanmaz. Bu bizim başarısızlığımız anlamına da gelmez. Kolay elde ettiğimiz şeyler bizi asla mutlu etmez, hep heyecanlı şeyler ararız. Çünkü yaşam hep bunun üzerine kurulmuştur. İlahi yaratıcının kendi kuralları vardır. Bu kuralları öğrenen her zaman kazanır. Kazanmak her zaman istediğini elde etmek değildir. Bazen de elde edemediğimiz den de vaz geçmek gerekir. Olaylardan, hayatın içinde, ders almak gerekir.”

 

Sözümü yıllarca Siyasi Parti liderlerine getirmek istiyorum,

 

Hukukçu değilim ama Partiler kanunu veya seçim sistemi değişmediğinden her seçimde yenilgi üzerine alsalar bile yenilgi yıllarca parti başkanlığından ayrılamıyorlar, iktidara gelmeyi çok arzuluyor. Ama mümkün olmuyor. Sizin sevdiğinizi bu millet size vermiyor. O zaman yapılması gereken bir şey var istifa edip ayrılmak. Yerine vatandaşın güven verdiği insanları bulup getirtmek.

 

Ama bu Ülkemizde 60 yıldır böyle, yenilseler bile ayrılmayı mümkün görmüyorlar. çok sevdiğiniz koltuktan kalkmayı bir türlü beceremedik. Bu ülkede koltuğu bırakmak için ölmek mi lazım...

 

Ölüm hoş değil ama hoş olanı da vakti ve zamanı geldiğinde ayrılmak, Avrupa’da partisi bir puan gerilese bile parti başkanının koltuğu başkasına devrettiği her zaman görür ve okuruz ama nedense Türkiye’de gerekli olanı da liderler yapamıyor. Bu sadece Parti liderleri için değil, sendika temsilci ve başkanlarına bakın, kooperatif başkan ve yöneticilerine daha aklımıza gelmedik kuruluşların baktığınız zaman göreceksiniz ki hiçbir kimse kaptığı koltuğu kendiliğinden bırakmak istemiyor.

 

Ne diyelim,

 

Allah bu milletin dilinden anlayan ve gönlünden geçen yöneticiler nasip etsin.

 

Görüşmek dileğiyle hoşça kalın sağlıklı kalın..

 

Necati Keskin

 

01.Mart.2019



Bu yazı 2972 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Çok Okunan Haberler
Köşe Yazıları
Son Yorumlanan Haberler
YUKARI