Bugun...


Necati Keskin


Facebookta Paylaş









Kuyruklu Dağın Odunu
Tarih: 07-01-2019 09:44:00 Güncelleme: 07-01-2019 09:44:00


Yazılarıma artık siyaseten uzak durmayı tercih ediyorum. Kim ne söylerse söylesin bu siyaset denen şeyin inanın artık cılkı çıktı.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                Tercihimi Anadolu’nun 50-60 lı yıllarına yani yine eskilere gittim.

 

Senin eski yıllarından bıktık demeyin,

 

Anadolu’da gariban ailelerin kış günlerindeki yaşam gerçeği bu.

 

Anlatacağım konu “Kuyruklu dağın odunu”  yani “Tezek”

 

Yazımın konusuna uyacağını umarak fıkralaşmış bir gerçeği anlatarak başlamak istiyorum. Sahibi de Hocam Rahmetli Mehmet Samsa hocam, Rahmetli hocamın etrafında toplanan halka öğretmenliğin zorluklarını anlatırken dinlemiştim bende aynen aktarıyorum. “Memleketimizin kışın sert geçtiği Kars’ın Kağızman ilçesinin bir köyünde öğretmen kışlık yakacak ihtiyacını karşılamak için bağlı bulunduğu kurumuna “Yakacak için tezeğe ihtiyacımız vardır” diye resmi bir yazı gönderir, çok geçmeden ilgi yazıya cevaben şu cevap gelir, “tezek nedir, kalorisi ne kadar ve kaç ton ihtiyacınız vardır?” Merkez’de gelen bu soruya resmi yazı ile öğretmeninin verdiği yanıt; “Tezek boktur, kalorisi yoktur, ihtiyacımız çoktur arz ederim.”

 

Tezek: Özü hayvan dışkısıdır. Genelde büyükbaş hayvanların dışkılarından içerisine kolay tutuşsun diye ot, zaman karıştırılarak yapılan ve harman ve bina duvarlarına yapıştırılarak kurutulduktan sonra ki yakacak maddesine denir., Birde ağaçtan yapılmış 10 cm.. kalınlığında içerisini hayvan dışkısı ile doldurulup ve iyice pekişmesi (sıkışması) için üzerine ayakla çiğnenerek yapılanlara da kasnak denir.Aynen kerpiç yanımı gibidir.Yalnız tezek den üç dört misli büyüklükte olup bir kaç parçaya bölünerek yakılmaktadır.

 

Ayrıca küçükbaş hayvanlara ait dışkıların tezek türünden farklı olarak işlenir, Bu hayvanların altlarının kuru olması bakımından ağılda hayvanların altından çıkartılan dışkıların ağıla kurutulmuş olarak serilip bu süre aralıklarla yapılarak 10-15 Cm. kalınlığına gelinceye kadar bekletilir, daha sonra da ahır temizlenmek üzere çıkartılır ve kurumaya bırakılır.

Tezeklerin Isı kalorisi düşüktür, diğer küçükbaş hayvanların dışkısından yapılanların ısı kalorisi biraz daha yüksektir, birde şimdi akıllı köylüler içerisine yanmış yağa batırılıp yakılırsa inanın,  külü dışında kömür ısısını aratmadığı söylenir.

 

Maddi durumu iyi olmayan vatandaşların kışın soğuk günlerinde, sobalarının baş yakacağı olarak kullanıldığı gibi köylerin ocak başı denilen köşesinde saç üstünde yapılan bazlama, gözleme, börekler ve çöreklerin pişirilmesinde saç altında odunun yanında bir numaralı vazgeçilmez yakacağıdır.  Tezek!..

 

Korgun’da her evde en az 2 büyükbaş hayvanın olduğundan, sabahları hayvanlarını çobana teslim ettikleri eğrek denilen yerde mahalleli kadınların ellerinde dışkı tenekesi ile bekledikleri hatta sığırın arkasından bir iki Km. gidip döndüklerinde dışkı kovalarının doldurdukları, evinin yanında harmanlarının müsait bir yerine yaza kadar biriktirip yazın da kışa hazırlık olarak tezek ve kasnak yapımına başlanır. Sıcakta çabuk kuruyan tezekler yığınlar halinde evin avlu veya odunluk kısmına istif edilerek kışa hazır hale getirilir.

 

Hiç kimse aslını inkar etmeli, babam rahmetli kışın yakacağı kok kömür alırdı ama, ocakta odun yanında yanan tezekleri tüm köylü kadınlar gibi anamın da el emeği vardı. bizler Korgun’da tezek kokusuyla büyüdük, kuruyan tezek kışın pek kokmaz, kokarsa da artık burnumuz alıştığından aranılan koku gibi gelir, ama yazın yapılırken o hayvanların dışkısının verdiği rayiha kokusu sayesinde derin bir nefes almak kabil olmazdı. Tezek yapım zamanı ben her zaman tezeğin verdiği ve burnunun direğini sızlattığı o rayihadan uzak durmaya çalıştım.

 

Şimdi 55- 60 yıl öncesine dönüp baktığımızda nereden nereye geldik, şimdiki nesillere sorsan tezek nedir diye bilmez, nasıl yapıldığını izah etmeye kalksan, o zaman tezeğe de elini sürmez.

 

Eh!.. Onlar kaloriferli evlerde büyüyüp kömür ve doğal gaza alışan zamane çocukları, Yakacağın bu gün ki gibi bol olmadığı, olsa bile fakir, garip guraba halkın alım gücünün yok denecek kadar az olduğundan yapabileceği tek şey ise evinde büyük ve küçükbaş hayvanı bile olmayan fakir aileler yukarıda anlattığım gibi sabahları eline dışkı tenekesini doğru hayvanların toplandığı eğrekte soluğu alırlar,  böylece az veya çok yıl boyu kışlık yakacağını temin etmeye  uğraş vereceklerdir,.

 

Durum bu, çaresi de yok. Eski fakir halkımızın yaşantısının gerçeği de bu.

 

Zaman değişti, zamanla biz de değiştik. Korgun’a öğretmen olarak atanan bir öğretmen Rahmetli babama “Muhtar emmi kış geliyor, sizin buralarda kışın ne yakarsınız?” Sorusuna verilecek cevap “Kuyruklu dağın odunu!. Deyince memur anlamamış ve babam Tezek olduğunu izah etmiş.

 

Bana da babamdan miras artık tezek demiyorum. Yazımın başlığı da bu “Kuyruklu dağın odunu”

 

Eski devirlerdeki yaşantıları torunlarım Emre ve Umut’a anlattığımda, beni dikkatle dinleyip verdikleri cevap çok ilginç “Dede anlattığın sanki mağara devri yaşantısı gibi ” diyor.

 

Haklılar da!...

 

Bizde babalarımızdan, dedelerimizden ve ninelerimizden ve en yakınlarımızdan duyduklarımızda onların anlattıkları da bize mağara yaşantısı gibi gelirdi. Bizim durumlarımızdan daha da vahim, ülkede savaş var, yoksulluk var, kıtlık var, her çeşit hastalık var, birde kışın yakacak sorunu var. Yani evin ortasına kurulan sobaların bile olmadığı devir, bu sorunlarla boğuşmak kolay değil. Hep dua ederim Mevla’ma, o günler inşallah bir daha geri gelmez.

 

Artık hem modernleştik hem de kibarlaştık desem yalan olmaz,

 

Zaman değişti, bizde değiştik,

 

Sizin oralarda eskiden ne yakarlardı?

 

Tezek diyemem! Çünkü babamdan bana miras bu söz, “Kuyruklu dağın odunu"…

 

Hani yalan da değil. Tezeğin kibarı ve modernize edilmiş kelimesi bu,

 

Zaten yeni nesilde “tezek”  kelimesinin ne olduğunu bilmez,

 

Anlattıklarım, eskilerin yaşantısı,

 

Korgun’a özgü değil ki!.

 

 Bu Anadolu’nun bir gerçeği.

 

Görüşmek dileğiyle hoşça kalın, sağlıklı kalın.

 

Necati Keskin



Bu yazı 1138 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI