Bugun...


Necati Ülker


Facebookta Paylaş









Doyumsuzluk
Tarih: 23-04-2018 19:37:00 Güncelleme: 23-04-2018 19:37:00


İnsanoğlu oldum olası, doyumsuzluğunu bir türlü yenemez, tarihimiz boyunca bu böyle süre gelmiştir. Üç kıtaya nam salmış “ Osmanlı sultanlarının ve ecdadımızın” yaşamlarındaki, tarihimizde bakıldığında, bize kadar, şanslı olmadıkları görülmektedir! Çok mücadele vermişler, çok badireler atlatmışlar, yaşamları boyunca yaptıkları her işte çok fazla zaman kaybederek bir dolu işleri gecikerek de olsa yapmışlar,  ülkeyi idare etmişlerdir, duyurularla, fermanlarla, telgraflarla, özel ulaklarla, postayla, yazılanlar gecikir, gelenler gecikir, bu şekilde yaşamlarını sürdürerek, bir dolu başarılara imza atmışlar, nur içinde olsunlar.

 

Şimdi gelelim günümüze, bizler modern çağda son sistem teknoloji ile günümüzü yaşıyoruz, uçaklar, bilgisayarlar, telefonlar, telekonferanslar, televizyonlar tüm dünyayı ayağımıza getirmemize rağmen, yılın her mevsimi meyve ve sebzeler tazeliğini koruyarak, bunlara daha sayamadığım, bir dolu imkânlara sahip olmamıza rağmen yine de biz insanoğlu doyumsuzluğunu yaşıyoruz. Mutlu olamıyoruz. Hırsımız, tatminsizliğimiz, doyumsuzluğumuz, insanoğlunun fıtratın da var ki bunları aşamıyor, bilerek veya bilmeyerek, bu durumları yaşıyoruz.

 

Örneğin! Çok uyusak, az uyusak, çok çalışsak, hiç çalışmasak, çok soğuk, çok sıcak ve çok yağmur yağsa, hiç yağmur yağmasa daha bu çoklara bir dolu ilaveler ekleyebiliriz. Doyumsuz bir yaşam sürüyoruz, elimizdekiyle yetinmeyerek, hep şikâyet hep doyumsuzluk yaşıyoruz, hal böyle olunca, isyankâr oluyoruz, streslere giriyoruz, yaşamımızı yaşanmaz şekillere sokuyoruz, çok az şeylerden zevk alıyor doyumsuz ve şikâyetçi oluyoruz. Bu durumda verilene, eldeki imkânlara, kanaat etmiyoruz!

 

Hiç yok yere bedenimizi, ruhumuzu, uzuvlarımızı yoruyoruz, bu yaşam tarzı ise tedavisi zor olan hastalıklara yakalanıp sağlığımızı etkileyip meydanı boş bırakıyoruz.

 

Bu nedenlerden Doyumsuzluk depresyona yol açıyor ağımızda en sık yaşanan ruhsal bir sıkıntı süreci olarak çok sık karşımıza çıkıyor.

 

Sadece kendi sıkıntı ve dertlerimizle boğuşmak yerine yakın ya da uzak çevremizdekilerin de neler yaşadıklarını görmek ve hatta elimizden geleni yapmak, bir çeşit tedavi metodudur.

 

Aslında aşırı tüketen toplumlarda ekonomik problemlerin yanında zamanla ahlaki problemler de çoğalmaktadır.

 

Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi maddelerin tüketimi; aile ve toplum açısından büyük sosyal ve ekonomik çöküntülere sebep olmaktadır. İhtiyacı olan yerine ihtiyacı olmayanı kendimize örnek aldık, sahip olduklarımız yerine, sahip olmadıklarımızı görüyoruz, içimizdeki boşluğu doldurmanın yolu hep almak değil aslında bazen de karşılıksız verebilmektir.

 

Oysa mutlu olmak kendi elimizde, bir gülüş, bir tatlı söz, mutlu olmaya yeter bence. Bence mutsuzluk sebeplerinin en önemlilerinden birincisi ise “Maneviyat” manevi boşluğumuz, “İnanç” zayıflığımızdan kaynaklanıyor. Hepimiz biliyoruz ki “Osmanlıdaki ecdadımızın! Manevi gücünü”

Büyük zaferlere imza attıklarını maneviyatla başarmışlardır.

 

Tarihimizde okuyoruz, bizlerde bu güce sahip olursak, o zaman mutluluğu bulmuş oluruz, önce şükretmesini bilmemizin şart, olduğuna inanmalıyız. Bu inancı yakalarsak bir dolu olumsuzlukları aşarız. İnsanoğlu yaradılış itibariyle, doyumsuzdur. Belki ilerde teknoloji o kadar gelişecek ki, bir ışın ile 3-5 saniyede 5-10 saatlik yerlerde olabileceğiz. Ama yine de doyumsuzluk devam edeceğe benziyor kanımca aslında ne istiyorsak o olmadıkça, imana, itikada sarılmadıkça,  aza kanaat etmedikçe, yaşam böyle doyumsuz devam edecektir.

 

Bu durumdan nasıl kurtuluruz?

 

Ailenizle ve arkadaşlarınızla vakit geçirmeyi ve sohbetler yapmayı ihmal etmeyin,  sosyal etkinliklere katılın, sosyal projelerde yer alın.

 

Kanaatim o ki bu durum sizin hayata bakış açısını değiştirecektir.

Açlık ve tüketim düşüncesi ile baş edebilmek için sizi oyalayacak aktiviteler bulun.

 

Örneğin; yürüyüşe çıkmak, sorunu anlayıp ne olduğunu bulduğunuzda bu sorun hakkında konuşup destek almak size iyi gelebilir,

 

Aşırı uykudan kaçının, kendinize göre hobiler edinin ve hobilerinizi düzenli olarak yapmaya gayret gösterin, yemek yeme davranışınızın üzerinde sürekli olarak düşünmek o an hissettiğiniz duyguların yoğunluğunu artırabilir, bu yüzden hobilerle uğraşmak ilginizi başka yere kaydırıyor olmanız işe yarayacaktır uzmanlar hep uyarıyor karnınız açken alışveriş yapmayın.

 

Zihinsel aktiviteler oyalanmak için oldukça iyi uğraşlardır, örneğin bulmaca çözmek kitap okumak gibi.

 

Sağlıklı yarınlar dilerken www.necatiulker.com  kişisel web sitem. Hoşça kalın Dostça kalın gönlünüz sevgiyle dolsun ama gönül kapınız hep açık olsun. Şair-Yazar Necati Ülker  



Bu yazı 1939 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI