Bugün...


Pakize Duvarcı



Facebookta Paylaş









Kış Geliyor
Tarih: 24-03-2019 20:30:00 Güncelleme: 24-03-2019 21:33:00


Hitler dünyaya egemen olma hayaline ‘’yeni nizam’’ adını vermişti, ardından Amerika onu takip etti. Emperyalizme yeni dünya düzeni dendi. Bu yazımda dünyaya egemen olmak isteyenlerin sisli planlarından örnekler sunacağım ve Batı’nın hayatımıza koyduğu ambargolardan bahsedeceğim.

 

Türkiye tarihinin kavşak noktalarına bakmak ve değişimi sizlerle beraber değerlendirmek istiyorum. Dünyaya yeni bir düzen düşünenlerin, cebimizden beynimize dilimizden dinimize uzanan yıkıcı etkilerinden söz etmek istiyorum. Nasıl bir düzen bu ? Büyük balığın küçük balıkları yediği, güçlünün güçsüzü parçalayıp yuttuğu bir düzen… Üretmekten çok tüketmek üzerine kurulu, insanları robotlaştırmayı hedefleyen bir yeni dünya düzeninden bahsediyorum.

 

Sabahları labneli poğaça yemeyi öğreniyoruz, gündüz kuşağı programlarıyla insanların nasıl hidayete erdiğini izliyoruz, genç kızlarımızın iki parça elbise için nasıl da birbirlerini yediklerini  ve kalem etek altında topuklu ayakkabı ile nasıl dans ettiklerini izliyoruz. Tüm tartışma programlarında ‘Türkiye’nin çözüm süreci' denilen ve aslında tam da Türkiye’nin paramparça edilmesini sağlama amacı taşıyan bir yok edilme projesini izliyoruz. Konuşmacıların tümü çeşitli terör örgütü yandaşları ya da onları himaye edenler.. Milli duruşu olan hemen hemen hiç kimse ekranlarda boy gösteremiyor, bunlar size anlatılmamış olabilir ama TRT’de bile program yapmak için İsrail Büyükelçiliği’nden izin bekleniyor. Akşam haberlerinden sonra saçma sapan diziler yer alıyor ekranlarda. Beyinde yara açan yarışmalar toplumun tüm kesimlerine hitap ediyor.

 

Formatların tümü yabancı. Aşçısından berberine, modacısından ev hanımlarına kadar herkes yarıştırılıyor. En önemlisi de aile bireyleri yarışırken birbirlerine para ile bağlanıyor. Aile kavramı ile dalga geçiliyor. Evliliklerse artık kutsal birliktelikler değil..Mal varlığına göre elektrik alma verme işi ve ekran eğlencesi. Herkes ekranlarda ya da sanal alemlerde. Bu işte bir projedir, bunun adı da ideolojik taarruzdur. Bir milletin ortak aklına hücumdur. Farkında mısınız bize milli değerlerimiz,kültürümüz, dinimiz, değerlerimiz ve belki de en önemlisi özümüz unutturuluyor. Bir yerde ‘Türk’üm.’ deseniz hemen ardından ağızlarını bükerek sözüm ona janti gençler ‘Faşist misin yoksaaaa ?' diyorlar.  Bunların hepsi bizim milli benliğimize birer tecavüzdür.

 

Size yirmili yaşlarda iki genç erkekten bahsetmek istiyorum. Amerika’da oldukça iyi bir üniversitede uluslararası ilişkiler hocası ‘Yaz tatilinde nereye gideceksiniz?’ diye sorar. İran’a gideceklerini söylerler gençler. Hoca nedenini sorduğunda ise ‘İran’da insanlar ne zaman ayaklanabilir, nefret noktaları nelerdir bunları öğrenmek için gidiyoruz. ’Böyle bir cevap üzerine Beyaz Saray’a staja alınır bu gençler. Dijital aktivist şimdilerde bunlar. Azınlıkları ayaklandırmak üzere web siteleri kuruyor bunlar, şimdilerde otuzlu yaşlardalar ve  geçenlerde bunlardan biri Netanyahu’nun sözcüsü idi. İsrail’e gitmiş ya da çağrılmış. Bizim çocuklarsa Polat Alemdar izliyor, İnstagram’da beğeni topluyor, Survivor izliyor. Bu ortaya çıkan tablo projenin olumlu sonuçlarıdır ve son zamanlarda projeyi de bizimle birlikte dijitalleştirmeyi başardılar. Bahsettiğim ideolojik taarruz tam da budur işte.

 

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ne kadar da sessiz geçti öyle değil mi? En son ne zaman milli bir bayramı kutladınız? Dini bayramlarda büyüklerinizin ellerinden küçüklerinizin gözlerinden öpüyor musunuz, yoksa bayramlar artık sizin için tatil gününden başka bir şey ifade etmiyor mu? Artık şehitlerimizi pek anmıyoruz, milli ya da dini bayramları kutlamıyoruz. Kurban Bayramı’nda bile hayvan kesmek yerine belli yerlere bağış yapıyoruz. Bize dinimizi bile unutturuyorlar. Bunlar her yerdeler. Ülkedeki sivil toplum kuruluşlarını resmen satın almışlar, gittikleri her yerde dernekleşiyorlar. En muhafazakar dini derneklerden tutun da en ilerici derneklere kadar her yere sızmışlar. İnsan haklarından tutun da demokratik derneklere kadar.. Bütün siyasi partilerde adamları yani hizmetkarları var. Siyasi partilerin ileri  gelenleri İngiltere Büyükelçiliği ve İsrail Büyükelçiliği gibi yerlerden emir alıyorlar.

 

Şimdilerde  hayranı olduğumuz.  Amerikan dizilerinden bize mesaj yolluyorlar. ’WINTER IS COMING’. Yani kış geliyor. Kış geliyor derken neyi kastediyorlar biraz da siz düşünün sayın okur. Vahim bir durumdayız. Irak’tan sonra Suriye’yi yok ettiler. İran’da şimdilerde kadınlar ayaklanmış, sokağa dökülmüş durumda. Sıra kimde peki? Kış mı gelecek? Biz tüm bu yaşananlara kayıtsız mı kalacağız?

 

Ya devlet başa ya kuzgun leşe !



Bu yazı 4473 defa okunmuştur.

ÇerkeşLi 18 / 25-03-2019 15:51

Winter is coming... çok güzel

Gülfiye Duvarcı / 25-03-2019 15:45

Ellerine sağlık canım ablam, Başarılarının devamını diliyorum. İyi Çalışmalar.

Ahmet 1806 / 25-03-2019 12:40

Pakize Hanim, çözüm olarak ne düşünüyorsunuz? Çözüm nedir? Bu halk ne yapsın oy mu kullanmasın?

Emine / 25-03-2019 10:15

Teşekkür ederiz kaleminize sağlık.

Merve Dikmen / 24-03-2019 22:55

Ya devlet başa ya kuzgun leşe!!!!!!!!!!!!!!!

mhPeker / 24-03-2019 21:13

Hakkaniyet ve adaletimizin hüküm sürdüğü günler de gelecektir.



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Çok Okunan Haberler
Köşe Yazıları
Son Yorumlanan Haberler
YUKARI