Bugün...


Rüstem Karadeniz



Facebookta Paylaş









Anahtar Teslim İşlerde Ücret Alacaklarından Sorumluluk
Tarih: 05-08-2019 18:51:00 Güncelleme: 05-08-2019 18:51:00


İşçinin korunması ilkesini benimsemiş 4857 sayılı iş kanunumuzda işçinin hak ve alacakları kanunla güvence altına alınmıştır. Bu güvencenin dayanağı kanunlar oluşturduğu gibi Anayasamızın 90/2 maddesi ile kanun hükmünde geçerli olan uluslararası sözleşmelerdir. İşçi lehine düzenlemeler getirilirken, işçilerin mağdur olmaması için bir çok düzenlemeler mevcuttur. İşçi alacakları için ise gerek üst işvereni sorumluluğu gerek İcra İflas kanununda işçi alacaklarının önceliğidir.

 

İşçi alacaklarında en önemli güvencelerden birisi hizmet ve benzeri devlet ihalelerinde, işçinin alacaklarını alamadığı takdirde üst işveren olan idarenin bu alacaklardan sorumlu olmasıdır. Yani alacaklar devlet güvencesine alınmıştır.

 

Ülkemizde yaşanılan ekonomik sıkıntılardan dolayı bir çok şirket belli bir süre çalıştıktan sonra iflas etmektedir. Ekonomik suça ekonomik yaptırımı benimsemiş İcra İflas Hukukumuzun olması sebebiyle borçlarını ödeyemeyen şirketler kolayca iflas edebilmektedir. İcra İflas Hukukunda Ekonomik suça ekonomik yaptırım ilkesini benimsemiş kanunlarımız İşçi alacakları için ise birden çok düzenleme getirmiştir.

 

1-Alacaklılar için sıra cetveli yapıldığında şartlar uygunsa işçilik alacaklarına öncelik vermiştir.

 

2-Üst İşverenin varlığında üst işverenin de sorumluluğunu kabul etmiştir. Uygulamada üst işverenler genel de kamu idareleri olduğu için işçilik hakları büyük ölçüde güvenceye alınmıştır.

 

Somut olarak düşünülürse Örneğin Belediyeler hizmet alım ihalesi yapmaktadır. Hizmet alım ihalesi ile şirket personeli olarak görev yapan işçiler daha sonradan şirket değişse bile çalışmaya devam etmektedirler. Uzun süre çalışan işçiler kıdem tazminatlarını almak istediklerinde daha önce çalışmış oldukları şirketlerden alacaklarını tahsil etme şansları çok azdır. Çünkü bu şirketlerin büyük bir bölümü iflas etmiştir. Her ihale döneminde tazminatlarını almak için dava açmak işçi için imkansız olacağı için üst işveren olan belediye bütün alacaklardan sorumludur.

 

Alt işveren olan durumlarda bütün alacaklardan üst işveren sorumlu tutulmuştur. Fakat anahtar teslim işlerde Örneğin: bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde böyle geniş bir sorumluluk benimsememiştir.

 

İş Kanunu 36. Maddede yukarıda bahsettiğimiz anahtar teslim çalışan işyerlerinde çalışan işçiler her hak ediş döneminde ödenmeyen son 3 aylık maaş alacakları için ihaleyi veren kuruluşa sorumluluk yüklemiştir. Yani anahtar teslim iş yapan firmalar işçilerin maaşlarını ödemediği takdirde işçiler bu durumu ihaleyi veren kuruma bildirdiği takdirde maaşları kurum tarafından ödenecek ve ihaleye veren kurumda ödediği maaşları hak edişten düşerek ihaleyi alan firmaya ödeyecektir.

 

Bu sebeple kurum hak ediş ödemeleri yapmadan önce işçilere bu durumu bildirmelidir. Bu durumu bildirdikleri halde işçiler bildirimde bulunmasa bile sonradan her hak ediş dönemi için 3 aylık maaşlarını talep edebilecektir.

 

İş Kanunu 36. Maddesinde "Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar" diyerek sadece kamu kuruluşlarının bunu yapabileceğini belirtmiştir. Fakat İş Kanunu işçi lehine yorum ilkesi geliştirdiği için kamu idareleri gibi özel sektörde de aynı uygulamanın yapılmasında hiçbir engel yoktur.



Bu yazı 504 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Çok Okunan Haberler
Köşe Yazıları
Son Yorumlanan Haberler
YUKARI